• Mayıs Ayı Kahve Kulübü Toplu Alım Organizasyonu
    Sevgili Ziyaretçi Mayıs ayı Kahve Kulübü ortak alım firması sizlerin oyları ile Montag Coffee seçildi. Bu konudan Mayıs ayı toplu alımı ile ilgili gelişmeleri öğrenebilirsin. Kahve Kulübü toplu alımı ve kulüp ile ilgili gelişmelerden, özel indirimlerden, yayınlardan hızlı bir şekilde haberdar olmak için buradan Whatsapp Kanalına katılmayı, Instagram ve Twitter adreslerinden bizi takip etmeyi unutmayın.
  • Telefon numaranızı paylaşmadan Kahve Kulübü duyurularından, güncel indirim ve kampanyalardan haberdar olmak istiyorsanız Bu Linke tıklayarak Kahve Kulübü Whatsapp Kanalını takip edebilirsiniz.

🗣️ Aylık Alımlar Eleştirel Bakış

Eleştirilerin sadece bu baslikda olması güzel olur alım altına sadece icerikler ile ilgili soru cevap vs olması iyi olur oraya yazınca gereksiz polemik oluyor bu başlık altında biz bize konusabilmeliyiz

Nutz gibi ilk mesajda kahveler hakkında bilgi verilmesi de kolaylık olur gecenki alimdaki açıklayıcı bölüm kahve seçimi konusunda kolaylık oldu hatta 1.2. favorisi kendi yorumuna kadar soylemisiti

Müşteri olarak biz satıcılara onlar da bize empati yapmalı herkes kendince haklı fiyatlar konusunda herseye zam geliyor ama orayı eleştirmek tepki anca seçim zamanı olur.eldeki imkanlarla bütçeye gire müşteri alisveris sürecinde tepkisini koyabilmeli hakaret olmadan daha once yazmadım ama alım yapmadan önce fiyatlara göz gezdiririm bir firmada 100 tl filte kagidi var 700 kargo var misal seçildikten sonra bi bakıyorum 600 +100 tl filtre kağıdı ile tamamlanacak sepet filtre kağıdına gelen zam ile tamamlanmiyor kahveye zam yapmadim indirim yaptim diyor ama yan ürünlerine zam gelmis tam da o anda ufak şeyler belki ama ufak şeyler de dusunulmesin diyorum bende o ay pas geçiyorum . Alimdaki en önemli noktanın bilgi paylaşımı vs olduğu konusuna bende katılıyorum ama diğer faktörler de önemli bazıları üçe beşe bakmayın diyor bu arkadaşlar zengin galiba o zaman bundan sonraki alımlarda hiç indirim de olmasın sadece firma seçip hep beraber alım yapalım niye indirim oluyor ki firmaya da belirtelim indirim istemedigimizi .oranlar konusunda fiyat konusunda da eleştiri yapmaya gerek yok bakarsin sana uymazsa almazsın yada alacağın kişiye oy verirsin fiyat konusuna bence takılmayalim öncesinde bakarsin alırken benzer urunlere bakarsin hoşuna gitmezse almazsın .
Her yorum kendi başlığı altına yazılırsa bence sorun olmamalı
 
Eleştirel bakış açısı başlığı altında fikirlerini beyan edenleri de korkutmak, tabir-i caizse "aba altından sopa göstermek" sanırım bizim gibi 3. dünya ülkelerine has bir durum. İnsanların tartıştığı konunun paydaşlarına hakaret etmeden, kötü söz kullanmadan gördüğü/tespit ettiği hatalar ve noksanlıklar varsa dile getirmesinde dünyanın hiç bir demokratik ülkesinde problem olmaması lazım ve olmuyor da. Burada tartışırken, tek taraflı bir fikir /iddia beyan edip, diğer tarafa hiç söz vermeden dile getirme gibi bir durum olmuyor. Bizler kullanıcılar/tüketiciler olarak gördüklerimizi söylerken, tespitlerimizi datasını da ortaya koyarak beyan ederken, diğer taraf ta buna karşı sebeplerini söyleyebiliyor.

Burada tüketicileri "eli mahkum ne desek yapacaksınız; patron biziz! bir de karşı çıkıyorlar şunlara bak, bunlara iyilik yaramaz!!" üstten bakışıyla değersizleştirmeye çalışmak, yada her fikrini söyleyen için "şuna bak, süreci baltalıyor, toksik adam ne olacak?!!" demek çok yanlış bir tutum ama Türkiye'de gündelik hayattaki olay ve haberleri yakından takip eden biri olarak pek te şaşırmadığım ve sıklıkla gözlemlediğim bir durum. Aslında maalesef toplumun bir küçük yansıması, örneklemi burada da var. Toplu alım süreci, tüketici için olduğu kadar üretici için de kazançlı ve maddi kazançtan bağımsız pozitif bir deneyim/PR çalışması aynı zamanda. Karşılıklı WİN-WİN(karşılıklı fayda) bir faydadan bahsediyoruz. Toplu alımın, crowdsourcing'in gücüne ve önemine de yeri gelmişken tekrar vurgu yapmış olayım. Her iki tarafta burada kendini "bulunmaz hint kumaşı/nimet" gibi görmemeli ve asgari saygıyı göstererek süreci yönetmeli.

Kahvekulubu yada farklı bir oluşumun toplu alım etkinliğine katılmayan ve "aman aman!" gibi anlamsız fevri tepkilerle burun kıvıran üreticiler varsa, bu onların kişisel tercihi olduğu için saygı duymakla birlikte, onlara da vazgeçilmez olmadıklarını hatırlatmak lazım. Kimse burada bir şeyi negatif maliyetle , zararına yada "bedava" ver demiyor. Tüketici ve Türk halkının bir bireyi olarak Selçuk Tepeli'nin güzel bir sözünü de buradan hatırlatayım "Unutmayın , patron sizsiniz!".

Yine uzun uzadıya detaya girmemekle birlikte, firmalar maliyet hesaplarını yaparken, enflasyonun çok düşük olduğu ülkelerde, maliyetler de kontrol altındaysa bahsedildiği gibi sene sonunda sabit ve sabit olmayan tüm maliyet artışların bakıp, projeksiyonlar yaparak sene başında fiyat düzenlemesi yapabiliyorlar. Enflasyonun çok yüksek seyrettiği bizim gibi ülkelerde ise , haklı olarak üreticiler tüm zammı sene sonuna bırakmak yerine , kendini korumak için sene içerisinde aylara yayılmış şekilde benzer senelik hesaplamayı mikro ölçekte yaparak zam yapabilmektedirler. . Dolayısıyla, sene boyunca aylara yayılan zamlar sonrası, bazı üreticiler (Sezyy öyledir demiyorum; https://web.archive.org/ sitesinden gördüğüm kadarıyla aksine sene boyunca fiyatlarını makul tutmaya çalışmış düzgün bir üretici(y)) bir de sene başındaki bu başlıkta da dile getirilen psikolojiyi(!) kullanarak , "kendilerince haklı"(?!) bir toplu zammı da sene başında yapıyor.

Bundan dolayı, Türkiye'de şu anda yaşadığımız gibi Avrupa ülkelerinin çok üzerinde pahalılıkta, Big Mac Endeksine göre Amerika ile aynı fiyatlandırma seviyesinde (Amerikan vatandaşı ile sanki aynı alım gücümüz varmış gibi) bir fiyatlandırma görebiliyoruz. Burada bahsettiğim davranışı Sezzy göstermiştir demiyorum, kendilerini tenzih ederek belirtmiş olayım. Aksine yukarıda yazdığım gibi, https://web.archive.org/ tan web sitelerinin farklı aylardaki fiyat içeriğine baktığımda, gayet stabil ve düzgün bir tutum sergiledikleri gözükmekte ve tebrik ediyorum.
Benim eleştiri noktam, 29 Aralık'ta diğer forum üzerinden aldığım indirimli fiyatın, sadece 2-3 gün sonra %18 üzerinde fiyatı burada görmem oldu. Bunu da dile getirmekte bir kötü niyet aramayı ve farklı noktaya çekmeyi doğru bulmuyorum.

Sonuç olarak, burada firmayı eleştirirken de, firma ile geçmişte yaşadığımız pozitif deneyimden bahsettim, sorulara verdiği detaylı cevaplar ve zaman ayırdığından dolayı minnettarlığımı örneğin dile getirdim. Nezaket ve üslubu/seviyeyi koruyarak zıt fikirleri özgürce dile getirebileceğimiz ve doğru yolu bulabileceğimiz aydınlık günleri de umarım burada ve ülkemizde görebiliriz!!!
Win Win- Crowdsourcing gibi havalı kelimeler + Aba altından Sopa göstermek ve tatatam yine kendi ülkesini küçümseyen bir üyemiz. 3. Dünya ülkesiymişiz. Neden bu sendromdan çıkamıyoruz bilmiyorum neyse. Uzun uzun yazılar ama pratikte hiç bir ticari tecrübesi ve bilgisi olmayan bir kullanıcımız.

Arkadaşlar ben uzun süredir emek veriyorum bu işlere elimden geldiğince zevkle yapıyorum ve bir gün bile üstten bakan birisi olmadım. Eğer öyle bir durum yarattıysam özür dilerim. Ama bıktım. Sabah akşam foruma güzel organizasyonlar devam ettirmek ve bunu sürekli yapmak çok önemliyken bir gün bile en yoğun zamanımda sizden gecikme bile olsa özür dileyerek elimden geleni yaptım. Ama patron benim benim dediğimi bir gün bile olmadı. Hatta hiç bir anketin altına bilerek ne istediğimi bile yazmadım. Bu başlığı açan ve eleştirler devam etsin diyen benim, tablo yapıp emek verip organizasyonu daha geniş kapsamda firmalara konuşan benim, bulduğum firmalarda giden firmalarda yaşadıklarımı bilen benim ama gerçekleri anlatınca aba altından sopa göstermek oluyorsa pardon ama bu saygısızlıktır. En ufak kavgada bile arkadaşlara mesaj atarak çözmeye çalışıyorum ama ağır kelimeler ve ifadeler kullanınca editör olarak kavgayı bastıracak önlemleri alıyoruz. Bu kafayla yazan arkadaşımız belli ki kendine öz eleştiri nedir o konuda eksik bir bilgiye sahip. Biraz Win win ve Crowdsourcing yerine kişisel gelişim kitapları okumasını tavsiye ederim.

Hele ki Amerika ile karşılaştırma vs gibi durumlar gerçekten komik o konuya girmeyeceğim. ABD esnafın satış kapasitesi ve ticari maliyetleriyle Türkiye'de durumu karşılaştırmak tam bir saçmalık . Türkiye- Arjantin gibi yüksek enflasyon sahip ülkelerle karşılaştırmayı herkesin bilmesi lazım.

3. mantık hatası da 29 aralık 2024 ile 3 ocak 2025 arasında fiyatlama farkını hala anlamamak. arkadaşlar 1 ocak itibariyle siz MTV'yi 2024 fiyatına yatırabiliyor musunuz ? Ya da E-ticarette gelen yeni %1 stopaj yasasını biliyor musunuz ? ya da %55 kargo zammını ? bir de asgari maaşlarda arttı %30 en az. Düz matematik bu.

Neyse toplu almla ilgili gerçekler bunlar.Ayrıca Firmaların rahatsızlıklarını hatta win win olmadığını söyleyeyim. Çünkü toplu alımda alan arkadaşlar bir daha o firmaların sitelerine girip almadıkları için win win olarak görmüyor bunu en az 10 firmadan duydum. Toplu alımın amacı hiç bir zaman FİYAT olmadı iyi kahve oldu. Şunu anlıyorum herkesin bu ülkede cüzdanına dokunan sorunlardan bıktığını. Ama burada bu toplu alımın amacı size iyi kahveleri iyi fiyata sunmak. Ama bu organizasyonla çok ucuza sunacağız sözü vermedik ve bu beklentiniz olmasın lütfen.

Ben her seferinde fiyat sorup daha fazla pazarlıklar yapmaya çalışıyorum ama firmanın kazanmayacağı bir duruma sokmak istemiyorum çünkü burada kazancı olmayan mutsuz ayrılan bir toplu alım firması size de iyi hizmet vermez. Biraz pratik bakmanız için olaylara biraz karışıkta olsa anlattım aklımdan geçenleri.
 
Ben acıkcası organizasyonu yapan, oldukca fazla emek sarfeden biri olarak boyle dusunmenize uzuldum.
Bizde bu kahvecilerden biri olarak, hiç katılmıyorum bu dusunceye, aman diyip kaçacak bir durum olmadığı gibi tam tersini düşünüyorum.
Muhakkak binde uc bes istisna vardır, heves kacırabilecek. Fakat onun dısında dogru yapıldıgı surece, biz olumsuz bir tecrube yasamadık, yapılan elestirilerden fayda, fikir sagladık. Ticari olarakta faydası yadsınamaz oldugunu dusunuyorum.
Tabiki düzeltilecek, iyileştirilebilecek seyler her zman var ama cuvaldızı kendinize batırmayın sadece, baska sebeplerde olabilir, bazı kahvecilerin bu sekilde dusunmesinde, daha detaylı analiz yapmak gerek.
Ocak ayında her sene aynı sorun oluyor ne yazık ki Okan bey. Aslında çoğu firma Ocak ayında seçilmek istemiyor çünkü herkes haklı olarak fiyat güncelliyor ve sonra indirim gibi gözüküyor ama aslında 1 x olan maliyetiniz %30 artıyor diyelim ona göre siz güncelliyorsunuz maliyetinizi ve ona göre standart karınızı koyup tekrar indirim yapıyorsunuz ama bunu anlatsakta olmuyor. Çoğu firmalar gerçekten iyi niyetli buna hiç şüphemiz yok ama biz editörler firma ile kullanıcı arasında kalıyoruz. İki tarafıda sakinleştirmek gerçekten bir süre sonra zorlaşıyor. Esas psikolojik yükü bizler çekiyoruz. bu yüzden de gerçekleri saklamanın bir alemi olmadığını söylemek istiyorum. tabi katılmak istemeyen katılmaz ya da kullanıcı istediği gibi yazar bu forumda zaten senelerdir bunu sağlıyoruz ama ne olursa olsun organizasyonda 5-6 firma kalınca kimse bize söylenmesin istiyorum.
 
Bu böyle giderse yakın bir zamanda ankete katılacak firma kalmayacak. Forumu yakından takip eden bir üye olarak, aylık alımlar için bazı düzenlemeler yapılması gerektiğini düşünüyorum.
 
Dolayısıyla, sene boyunca aylara yayılan zamlar sonrası, bazı üreticiler (Sezyy öyledir demiyorum; https://web.archive.org/ sitesinden gördüğüm kadarıyla aksine sene boyunca fiyatlarını makul tutmaya çalışmış düzgün bir üretici(y)) bir de sene başındaki bu başlıkta da dile getirilen psikolojiyi(!) kullanarak , "kendilerince haklı"(?!) bir toplu zammı da sene başında yapıyor.


Benim eleştiri noktam, 29 Aralık'ta diğer forum üzerinden aldığım indirimli fiyatın, sadece 2-3 gün sonra %18 üzerinde fiyatı burada görmem oldu. Bunu da dile getirmekte bir kötü niyet aramayı ve farklı noktaya çekmeyi doğru bulmuyorum.

@CongoFather

Eleştiri yapmak en doğal hakkınız bu mesajda olduğu gibi neden sonuç ilişkisi içerisinde eleştirinizi firmaya yöneltirsiniz firma bir cevap verir cevap sizi veya diğer üyeleri tatmin eder veya etmez. Buna göre tutumunuzu belirlersiniz. Problem kendinizce bir fikir belirlemişsiniz firmanında evet siz bizim açığımızı yakaladınız sizi kazıklamaya çalışıyoruz vs şeklinde cvp vermesini bekliyorsunuz. Tartışmayı lüzumsuz yere uzatmaya çalışıyorsunuz ve kullandığınız bazı kelimeler hoş değil.

Okan Bey’in belirttiği gibi eleştiri elbette olacak hem tüketici hem üretici hemde bizler için. Ama bu eleştiriler yapıcı veya dayanağı olan eleştiriler olması gerektiğini düşünüyorum
 
Hele ki Amerika ile karşılaştırma vs gibi durumlar gerçekten komik o konuya girmeyeceğim. ABD esnafın satış kapasitesi ve ticari maliyetleriyle Türkiye'de durumu karşılaştırmak tam bir saçmalık . Türkiye- Arjantin gibi yüksek enflasyon sahip ülkelerle karşılaştırmayı herkesin bilmesi lazım.
Sanırım mesaj biraz uzun olduğu için tam okuyamadınız yada okuduğunuzu tam olarak doğru anlamadınız. Bakın aşağıda basit düzeyde finansal okuryazarlığı olan birisinin rahatlıkla anlayabileceği bir gerçekten bahsediyorum. Şöyle açıklayayım; öncelikle ABD esnafından bahsetmiyor aşağıdaki cümle.. Ülkelerin alım gücü farklı endeksler ile karşılaştırılır. Bunlardan biri yemek fiyatları üzerinden yapılan bir karşılaştırma olan Big Mac Endeksidir. Güncel duruma bakıldığında endeks ABD ile Türkiye'nin yemek/gıda fiyatlarında benzer fiyatlandığını ve Avrupa'nın çok üzerinde pahalılıkta olduğunu gösteriyor. Benim kişisel yorumum değil, durum tespitidir. Türkiye'de yaşayan insanların ortalama aylık kazancı bir Amerikan vatandaşı kadar olmadığı için fiyatların bu derece yüksek olması ve eziciliği Türkiye'de daha derin hissediliyor. Yani esnafla falan ilgisi yok bu durumun.. İlerisi için, en azından konusunda değerli bir uzman ekonomist olan Hakan Kara'yı, takip etmiyorsanız, twitter üzerinden takip etmenizi ve finansal okuryazarlığınızı farklı kaynakları takip ederek artırmanızı tavsiye ederim.
Bundan dolayı, Türkiye'de şu anda yaşadığımız gibi Avrupa ülkelerinin çok üzerinde pahalılıkta, Big Mac Endeksine göre Amerika ile aynı fiyatlandırma seviyesinde (Amerikan vatandaşı ile sanki aynı alım gücümüz varmış gibi) bir fiyatlandırma görebiliyoruz.

Win Win- Crowdsourcing gibi havalı kelimeler + Aba altından Sopa göstermek ve tatatam yine kendi ülkesini küçümseyen bir üyemiz. 3. Dünya ülkesiymişiz.
Havalı kelimeler sizin farklı bir yorumunuz olmuş ; benim gündelik hayatta kullandığım, belki kişisel eleştiri de yaparsam Türkçesini özümseyerek kullanmamın daha doğru olacağı, kısa deyimler olmasına rağmen çok şey anlatan güzel kısa tanımlamalardır. Benim sizin ima etmeye çalıştığınız gibi farklı amaçlı bir kullanıma kaçma arzum olmadı, yazarken doğalında gelişti. Bu arada ülkemizin durumu , her gün yaşanan olumsuzlukların "bu kadar da olmaz" diyerek daha da şaşırtması, insan hayatına, emeğe verilen değer, "kraldan daha çok kralcı" olan insanların çokluğu, eleştiriye hiç tahammülü olmayan ve hep kendi istediklerinin olmasını bekleyen insanlar gibi hızlıca aklımıza gelen bir çok örnek, kabullenmekte zorluk çeksek ve istemesek te , daha alt bir ligde(3.dünya ülkesi deyimi) olduğumuzu gösteriyor. Benim "öyleyiz" yada "değiliz" dememle bu durum değişmeyecektir.

En ufak kavgada bile arkadaşlara mesaj atarak çözmeye çalışıyorum ama ağır kelimeler ve ifadeler kullanınca editör olarak kavgayı bastıracak önlemleri alıyoruz. Bu kafayla yazan arkadaşımız belli ki kendine öz eleştiri nedir o konuda eksik bir bilgiye sahip. Biraz Win win ve Crowdsourcing yerine kişisel gelişim kitapları okumasını tavsiye ederim.
Ben bu yazışmalar sırasında bir kavga içerisinde değilim ve olmadım. Kişisel gelişim kitapları konusuna tartışmayı derinleştirmemek için girmiyorum., bir faydası olmaz.

3. mantık hatası da 29 aralık 2024 ile 3 ocak 2025 arasında fiyatlama farkını hala anlamamak. arkadaşlar 1 ocak itibariyle siz MTV'yi 2024 fiyatına yatırabiliyor musunuz ? Ya da E-ticarette gelen yeni %1 stopaj yasasını biliyor musunuz ? ya da %55 kargo zammını ? bir de asgari maaşlarda arttı %30 en az. Düz matematik bu.
Eskiden daha yüksek enflasyonları da yaşamış biri olarak, yüksek enflasyonun olduğu ortamlarda tüm zammın sene sonuna bırakılmadan , kademeli olarak aylık yada dönemsel yapıldığını sanırım söylemem gerek yok. Sene sonu oluşan yıllık enflasyon, belki sizin de bileceğiniz gibi, aylık enflasyonların birikmesiyle hesaplanır..

Çoğu gelişmiş ülkenin senelik enflasyonu bazı aylar biz maalesef sadece 1 ayda yakalayınca, geçtiğimiz dönemde de aylık ,2 aylık, 3 aylık, 6 aylık gibi farklı dönemlerde kademeli zam yapan firmalar oldu. Bir kısmı maliyeti o kadar artmasa da, fiyat algısının bozulması ile bu durumu lehine kullanarak gereğinden fazla ara zam da yaptı. Bazı firmalar yalnızca ara zamlarla yetinmeyip, sene sonunda da yıllık enflasyon kadar zam yaptılar.

Sözün özü, pratikte çoğu firma yüksek enflasyonlu dönemde kademeli ara zamlar ile fırtınadan daha az etkilenecek şekilde ilerliyor ve sene sonunda devletin yeniden değerleme oranı ve asgari ücrete yapılacak zam oranını açıklaması ile oluşan delta fark(değişim farkı) için tekrar güncelleme yapıyor. Yani bizim ülkemizde, özellikle yüksek enflasyonlu dönemlerde, her şeyin fiyatı tüm sene boyunca sabit kalıp bir sonraki sene başında bir anda artmıyor. Kademeli olarak zaten zamlanarak fiyatlar sene sonun kadar geliyor. Zaman içindeki küçük değişimlerin toplamı (integral) ile sene sonuna geliniyor. Düz matematiğin biraz fazlası gerekebiliyor..

Bunun dışında sözlerimi tamamlarken, görüş farklılıkları yaşasak ta, bugüne kadar vermiş olduğunuz emekler ve yaşadığınız zorluklara rağmen devam ettirdiğiniz için teşekkür ederim. Fakat bu mücadele içinde firmaların burun kıvırması sizleri yıldırmasın. Arkanızda güçlü bir topluluk var; firmaların bu dönemler sonrasında müşteriler ile bağ kurup satışlarını sonraki aylarda da devam ettirebilmesi yada bunu tam istedikleri şekilde başaramamaları sizlerin yada tüketicilerin bir sorunu değil. Kendi iletişimlerinin yada sadakat programlarındaki eksikliklerin bir sonucudur çoğunlukla.. Bazen de çok kötü ekonomik sebeplerle bazı alımların ötelenmesinin bir sonucudur ama iyi firmaların krizi fırsata çevirip her iki tarafın kazandığı çözümlerle bu süreci sarsılmadan atlatabildiğini de görüyorum.
 
Son düzenleme:
Sanırım mesaj biraz uzun olduğu için tak okuyamadınız yada okuduğunuzu tam olarak doğru anlamadınız. Bakın aşağıda basit düzeyde finansal okuryazarlığı olan birisinin rahatlıkla anlayabileceği bir gerçekten bahsediyorum. Şöyle açıklayayım; öncelikle ABD esnafından bahsetmiyor aşağıdaki cümle.. Ülkelerin alım gücü farklı endeksler ile karşılaştırılır. Bunlardan biri yemek fiyatları üzerinden yapılan bir karşılaştırma olan Big Mac Endeksidir. Güncel duruma bakıldığında endeks ABD ile Türkiye'nin yemek/gıda fiyatlarında benzer fiyatlandığını ve Avrupa'nın çok üzerinde pahalılıkta olduğunu gösteriyor. Benim kişisel yorumum değil, durum tespitidir. Türkiye'de yaşayan insanların ortalama aylık kazancı bir Amerikan vatandaşı kadar olmadığı için fiyatların bu derece yüksek olması ve eziciliği Türkiye'de daha derin hissediliyor. Yani esnafla falan ilgisi yok bu durumun.. İlerisi için, en azından konusunda değerli bir uzman ekonomist olan Hakan Kara'yı, takip etmiyorsanız, twitter üzerinden takip etmenizi ve finansal okuryazarlığınızı farklı kaynakları takip ederek artırmanızı tavsiye ederim.



Havalı kelimeler sizin farklı bir yorumunuz olmuş ; benim gündelik hayatta kullandığım, belki kişisel eleştiri de yaparsam Türkçesini özümseyerek kullanmamın daha doğru olacağı, kısa deyimler olmasına rağmen çok şey anlatan güzel kısa tanımlamalardır. Benim sizin ima etmeye çalıştığınız gibi farklı amaçlı bir kullanıma kaçma arzum olmadı, yazarken doğalında gelişti. Bu arada ülkemizin durumu , her gün yaşanan olumsuzlukların "bu kadar da olmaz" diyerek daha da şaşırtması, insan hayatına, emeğe verilen değer, "kraldan daha çok kralcı" olan insanların çokluğu, eleştiriye hiç tahammülü olmayan ve hep kendi istediklerinin olmasını bekleyen insanlar gibi hızlıca aklımıza gelen bir çok örnek, kabullenmekte zorluk çeksek ve istemesek te , daha alt bir ligde(3.dünya ülkesi deyimi) olduğumuzu gösteriyor. Benim "öyleyiz" yada "değiliz" dememle bu durum değişmeyecektir.


Ben bu yazışmalar sırasında bir kavga içerisinde değilim ve olmadım. Kişisel gelişim kitapları konusuna tartışmayı derinleştirmemek için girmiyorum., bir faydası olmaz.


Eskiden daha yüksek enflasyonları da yaşamış biri olarak, yüksek enflasyonun olduğu ortamlarda tüm zammın sene sonuna bırakılmadan , kademeli olarak aylık yada dönemsel yapıldığını sanırım söylemem gerek yok. Sene sonu oluşan yıllık enflasyon, belki sizin de bileceğiniz gibi, aylık enflasyonların birikmesiyle hesaplanır..

Çoğu gelişmiş ülkenin senelik enflasyonu bazı aylar biz maalesef sadece 1 ayda yakalayınca, geçtiğimiz dönemde de aylık ,2 aylık, 3 aylık, 6 aylık gibi farklı dönemlerde kademeli zam yapan firmalar oldu. Bir kısmı maliyeti o kadar artmasa da, fiyat algısının bozulması ile bu durumu lehine kullanarak gereğinden fazla ara zam da yaptı. Bazı firmalar yalnızca ara zamlarla yetinmeyip, sene sonunda da yıllık enflasyon kadar zam yaptılar.

Sözün özü, pratikte çoğu firma yüksek enflasyonlu dönemde kademeli ara zamlar ile fırtınadan daha az etkilenecek şekilde ilerliyor ve sene sonunda devletin yeniden değerleme oranı ve asgari ücrete yapılacak zam oranını açıklaması ile oluşan delta fark(değişim farkı) için tekrar güncelleme yapıyor. Yani bizim ülkemizde, özellikle yüksek enflasyonlu dönemlerde, her şeyin fiyatı tüm sene boyunca sabit kalıp bir sonraki sene başında bir anda artmıyor. Kademeli olarak zaten zamlanarak fiyatlar sene sonun kadar geliyor. Zaman içindeki küçük değişimlerin toplamı (integral) ile sene sonuna geliniyor. Düz matematiğin biraz fazlası gerekebiliyor..

Bunun dışında sözlerimi tamamlarken, görüş farklılıkları yaşasak ta, bugüne kadar vermiş olduğunuz emekler ve yaşadığınız zorluklara rağmen devam ettirdiğiniz için teşekkür ederim. Fakat bu mücadele içinde firmaların burun kıvırması sizleri yıldırmasın. Arkanızda güçlü bir topluluk var; firmaların bu dönemler sonrasında müşteriler ile bağ kurup satışlarını sonraki aylarda da devam ettirebilmesi yada bunu tam istedikleri şekilde başaramamaları sizlerin yada tüketicilerin bir sorunu değil. Kendi iletişimlerinin yada sadakat programlarındaki eksikliklerin bir sonucudur çoğunlukla.. Bazen de çok kötü ekonomik sebeplerle bazı alımların ötelenmesinin bir sonucudur ama iyi firmaların krizi fırsata çevirip her iki tarafın kazandığı çözümlerle bu süreci sarsılmadan atlatabildiğini de görüyorum.
Her ne kadar bu topa girmek istemesem de sektörün içinden olmayan insanların ısrarla göz ardı ettikleri bir realite var maalesef. Kahve dünya borsalarında işlem gören bir emtia. Tıpkı altın gibi, ham petrol gibi, gümüş gibi bir emtia. Pek çok kahve sever için canları çektiği zaman içtikleri bir içecek ama işin ticari kısmında maalesef realite farklı. Bunu insanlara anlatmaya çalıştığımda pek çoğu içindem "ya bir git abi altı üstü kahvecisin işte ne anlatıyorsun?" diyor. Tabi kibar olanlar bunu dışlarında dile getirmiyorlar ama haklı olarak insanların düşüncesi böyle oluyor. Oysa ki bizim realitemiz böyle olamıyor. Yukarıda bahsettiğiniz konuların çoğuna vakıf olduğumu düşünüyorum ve teoride pek çoğuna hak da veriyorum ama dediğim gibi sektörel bir gerçeği denkleme katmayınca kurduğunuz mantık sadece teoride doğru oluyor.

Belki yine komik bulunacak ama bir kuyumcu nasıl ki altın fiyatları artınca "dur ben daha geçen hafta gram altına 10 lira istemiştim. Bugün 12 istemek olmaz" diyemiyorsa, nasıl ham petrol fiyatları artmaya başlayınca benzin istasyonlarında her gün farklı bir fiyat görüyorsak kahvede de durum farklı değil. Tüketiciler olarak siz bunu bizim kadar derin hissetmiyorsunuz çünkü her gün ekonomi bültenlerinde insanların gözüne sokulan bir emtia değil ancak sonuçları açısında çok bir farklılık yok. 2024 başında kahve borsası 180 usd idi. Bugün 330 usd civarında. Kabaca %100'e yakın bir artış söz konusu. Yani geçen sene başı kilosu 10 dolara alınan bir yeşil çekirdeğin bu sene başı 18-19 dolar olması gerekiyor.

Buna bir de TL'nin değer kaybını eklersek tablo daha da ağırlaşıyor. Bakın bu hesap içinde kargo ücretleri, asgari ücretler, finansmana erişimdeki zorluk ve maliyet artışı vb ülkemize özel saçma sapan problemler de yok. Siz güzel güzel, medeni medeni yazdığınız için tüm samimiyetimle size durumu bir kez daha açıklamak istedim. Çok fazla kişi çok fazla şey yazdığı ve ciddi bir de bilgi kirliliği oluştuğu için hangisini kimin yazdığını net olarak hatırlayamıyorum ancak ısrar söylenen bir konu daha vardı. Zamanında alınmış kahve, stok kahve, böyle kahveleri yeni fiyattan satmak zorunda değil firmalar deniyordu ama maalesef o iş de öyle değil. İlk mesajımda da yazmıştım. Benim depomda kabaca 5 ton stok olduğunu düşünelim. Günlük ticaretimi yapıyorum, siparişleri işliyorum ve ay sonu geliyor. Kar zarar hesaplarken ben şunu yapmak zorundayım. Ay başında 5 ton kahvem ve şu kadar dolarım vardı. Bir ay geçti ve şimdi neyim var? Diyelim param azaldı ama 5 ton değil 5,5 ton kahvem var. Eğer toplam değeri geçen ayın başından fazlaysa tamam. Diyelim tam tersi oldu kahvem azaldı ama param arttı. Azalan kahvemi tamamlamam lazım. Eğer elimdeki parayla eksilen kahvelerimi aldıktan sonra geçen ay başındaki kadar param kalıyorsa yine sorun yok. Ancak benim kahvem azaldıysa ve topladığım para azalan kahvemi karşılamaya bile yetmiyorsa bu çok ciddi bir sorun. Çok ciddi bir sorun çünkü sürdürülebilir bir durum değil. Bu tabloyu gören firma yavaş yavaş batıyor demektir. İşini biraz bilen her kahveci kar zarar hesaplarken kahve miktarı üzerinden hesaplar. Çoğu firma para durumuna bakmaz bile. Benim ne kadar kahvem var diye hesap yapar tıpkı bir kuyumcu benim ne kadar altınım var diye hesap yapıyorsa. Şimdi bu anlattıklarım çoğu kahve severe çok saçma geliyor biliyorum. Ticaretle uğraşanlar belki biraz daha ne demek istediğimi anlıyorlardır.

Sizin kurmuş olduğunuz tüm matematiğin doğru olduğunu varsaysak dahi fiyatı her gün değişen, global borsası bulunan bir emtia söz konusu olduğunda işler çok değişiyor. X bir kahveyi dün başka fiyattan bugün başka fiyattan alıyorsunuz ve yarın kaçtan alacağınıza dair de en ufak bir fikriniz olmuyor. Bu arada keşke altın işi yapsaydım. Finansal okur yazarlıktan bahsettiğiniz için biraz detay vereyim. Altın, platin, gümüş vs ile ilgilensem en azından açar teknik analiz yaparım. RSI bakarım, Bollinger bantlarına bakarım, trend izlerim, destek direnç noktaları belirlerim. Az çok yön tayini yapar daha isabetli kararlar verebilirim. Maalesef konu kahve olunca bunlar da hiç bir işe yaramıyor :)
 
Her ne kadar bu topa girmek istemesem de sektörün içinden olmayan insanların ısrarla göz ardı ettikleri bir realite var maalesef. Kahve dünya borsalarında işlem gören bir emtia. Tıpkı altın gibi, ham petrol gibi, gümüş gibi bir emtia. Pek çok kahve sever için canları çektiği zaman içtikleri bir içecek ama işin ticari kısmında maalesef realite farklı. Bunu insanlara anlatmaya çalıştığımda pek çoğu içindem "ya bir git abi altı üstü kahvecisin işte ne anlatıyorsun?" diyor. Tabi kibar olanlar bunu dışlarında dile getirmiyorlar ama haklı olarak insanların düşüncesi böyle oluyor. Oysa ki bizim realitemiz böyle olamıyor. Yukarıda bahsettiğiniz konuların çoğuna vakıf olduğumu düşünüyorum ve teoride pek çoğuna hak da veriyorum ama dediğim gibi sektörel bir gerçeği denkleme katmayınca kurduğunuz mantık sadece teoride doğru oluyor.

Belki yine komik bulunacak ama bir kuyumcu nasıl ki altın fiyatları artınca "dur ben daha geçen hafta gram altına 10 lira istemiştim. Bugün 12 istemek olmaz" diyemiyorsa, nasıl ham petrol fiyatları artmaya başlayınca benzin istasyonlarında her gün farklı bir fiyat görüyorsak kahvede de durum farklı değil. Tüketiciler olarak siz bunu bizim kadar derin hissetmiyorsunuz çünkü her gün ekonomi bültenlerinde insanların gözüne sokulan bir emtia değil ancak sonuçları açısında çok bir farklılık yok. 2024 başında kahve borsası 180 usd idi. Bugün 330 usd civarında. Kabaca %100'e yakın bir artış söz konusu. Yani geçen sene başı kilosu 10 dolara alınan bir yeşil çekirdeğin bu sene başı 18-19 dolar olması gerekiyor.

Buna bir de TL'nin değer kaybını eklersek tablo daha da ağırlaşıyor. Bakın bu hesap içinde kargo ücretleri, asgari ücretler, finansmana erişimdeki zorluk ve maliyet artışı vb ülkemize özel saçma sapan problemler de yok. Siz güzel güzel, medeni medeni yazdığınız için tüm samimiyetimle size durumu bir kez daha açıklamak istedim. Çok fazla kişi çok fazla şey yazdığı ve ciddi bir de bilgi kirliliği oluştuğu için hangisini kimin yazdığını net olarak hatırlayamıyorum ancak ısrar söylenen bir konu daha vardı. Zamanında alınmış kahve, stok kahve, böyle kahveleri yeni fiyattan satmak zorunda değil firmalar deniyordu ama maalesef o iş de öyle değil. İlk mesajımda da yazmıştım. Benim depomda kabaca 5 ton stok olduğunu düşünelim. Günlük ticaretimi yapıyorum, siparişleri işliyorum ve ay sonu geliyor. Kar zarar hesaplarken ben şunu yapmak zorundayım. Ay başında 5 ton kahvem ve şu kadar dolarım vardı. Bir ay geçti ve şimdi neyim var? Diyelim param azaldı ama 5 ton değil 5,5 ton kahvem var. Eğer toplam değeri geçen ayın başından fazlaysa tamam. Diyelim tam tersi oldu kahvem azaldı ama param arttı. Azalan kahvemi tamamlamam lazım. Eğer elimdeki parayla eksilen kahvelerimi aldıktan sonra geçen ay başındaki kadar param kalıyorsa yine sorun yok. Ancak benim kahvem azaldıysa ve topladığım para azalan kahvemi karşılamaya bile yetmiyorsa bu çok ciddi bir sorun. Çok ciddi bir sorun çünkü sürdürülebilir bir durum değil. Bu tabloyu gören firma yavaş yavaş batıyor demektir. İşini biraz bilen her kahveci kar zarar hesaplarken kahve miktarı üzerinden hesaplar. Çoğu firma para durumuna bakmaz bile. Benim ne kadar kahvem var diye hesap yapar tıpkı bir kuyumcu benim ne kadar altınım var diye hesap yapıyorsa. Şimdi bu anlattıklarım çoğu kahve severe çok saçma geliyor biliyorum. Ticaretle uğraşanlar belki biraz daha ne demek istediğimi anlıyorlardır.

Sizin kurmuş olduğunuz tüm matematiğin doğru olduğunu varsaysak dahi fiyatı her gün değişen, global borsası bulunan bir emtia söz konusu olduğunda işler çok değişiyor. X bir kahveyi dün başka fiyattan bugün başka fiyattan alıyorsunuz ve yarın kaçtan alacağınıza dair de en ufak bir fikriniz olmuyor. Bu arada keşke altın işi yapsaydım. Finansal okur yazarlıktan bahsettiğiniz için biraz detay vereyim. Altın, platin, gümüş vs ile ilgilensem en azından açar teknik analiz yaparım. RSI bakarım, Bollinger bantlarına bakarım, trend izlerim, destek direnç noktaları belirlerim. Az çok yön tayini yapar daha isabetli kararlar verebilirim. Maalesef konu kahve olunca bunlar da hiç bir işe yaramıyor :)
Henüz çok volatil bulduğum ve güvenemediğim için temkinli tutarlar ile girmiş olsam da, Emtia fonları ve yabancı ETF'ler üzerinden ben de emtia yatırımı yapıyorum. Dediğiniz gibi sadece kahve değil, buğday, kakao, petrol, platin, bakır gibi çok çeşitli emtialar var. Emtia olarak kahve özellikle Kasım ayı ile birlikte çok yükseldi. Bu piyasanın tam nasıl şekillendiğine detayı ile hakim değilim ama çekirdek fiyatlarını mutlaka etkiliyordur. Bu arada altın geçen senenin yıldızı gibi gözükse de, baskılanan dolar kuru sebebiyle, bileşik faiz getirili PPF'lerin(para piyasası fonları) senelik getiride gerisinde kaldı. Bu sene geçen seneye göre altın için beklentiler daha düşük, dolar da yine baskılanacak gibi duruyor. Trump sonrası dönemi yakın izlemek lazım. Bu arada dünkü mesajlarımdan birinde yazdığım gibi, web sitenizin aylık geçmişine web arşiv üzerinden baktığımda, sene boyunca fiyatlandırmada oldukça makul kaldığınız görülüyor(y)
 
Ocak ayında her sene aynı sorun oluyor ne yazık ki Okan bey. Aslında çoğu firma Ocak ayında seçilmek istemiyor çünkü herkes haklı olarak fiyat güncelliyor ve sonra indirim gibi gözüküyor ama aslında 1 x olan maliyetiniz %30 artıyor diyelim ona göre siz güncelliyorsunuz maliyetinizi ve ona göre standart karınızı koyup tekrar indirim yapıyorsunuz ama bunu anlatsakta olmuyor. Çoğu firmalar gerçekten iyi niyetli buna hiç şüphemiz yok ama biz editörler firma ile kullanıcı arasında kalıyoruz. İki tarafıda sakinleştirmek gerçekten bir süre sonra zorlaşıyor. Esas psikolojik yükü bizler çekiyoruz. bu yüzden de gerçekleri saklamanın bir alemi olmadığını söylemek istiyorum. tabi katılmak istemeyen katılmaz ya da kullanıcı istediği gibi yazar bu forumda zaten senelerdir bunu sağlıyoruz ama ne olursa olsun organizasyonda 5-6 firma kalınca kimse bize söylenmesin istiyorum.
Zam konusuna ben hiç girmek istemem, direk bir firma ile alakalı bir konudada topa girmek istemem.
Sizin arada kaldığınızı, bunaldığınızı çok iyi anlıyorum, aslında psikolijik olarak yardımcı olmaya çalışıyorum söyleki;
Sizinle hemfikir olmadığımız konu, Kahve Kulubu nun elindeki değer. Benim gözümde bu değer binlerce kişi üyesi yada okuyanı, firmalar değil.
Bu çok önemli bir değer bence. Yeni bir kişiye bile kahvemizi anlatabiliyor, tattırabiliyor olmak çok önemliyken burada yüzlerce kişiye ulaşma ve kendimizi anlatma şansımız var ve bedelsiz. Bu platform olmasa alternatif olarak firmalar ya reklam verecek, ya fuar festivale katılacak, ya dükkan açacak, kendini iyi ifade edebilecek personel yetiştirecek vs., çok daha maliyetli çözümler. Tabiki her deneyen geri gelmeyecek, her damağa hitap etmek mümkün de değil matahta değil fakat 10 kişiden biri bile gelse çok değerlidir.
Win win değil toplu alımda alanlar bir daha almıyor diyen firmalarıda çok abes bulurum. Eğer böyle bir durum varsa dönüp kendilerine bakmalılar nerede yanlış yapıyoruz diye. Katılmamalarıda isabet olur sanki.
Muhakkak ayrılmak isteyen, katılmak istemeyen olacaktır, ama sebebi bahsi geçen sebepler değildir, bunlar ancak bahanedir diye düşünüyorum.
Uzun lafın kısası, benim düşüncem, endişe etmeyin, 5-6 firma kalmaz, her ayda belki yeni 5-6 firma çıkıyor zaten. Elinizdeki değeri iyi analiz edin, değerini bilin. Gücünü kullanın.
Arada kalmayın, bence, özgür iradesi ile oy kullanan üyelerde, yaptıkları tercihin sonucundada, kötü yada yanlış tercih yapıldıysa sorumluluğunu almalı. Kimse yüzde yüz doğru karar vermiyor, arada mutsuzluklar olması doğaldır, tecrübedir, sonraki sefer tecrübe ile daha doğru karar verilir.
Emeğinizi eksik etmeyin, muhakkakki herşey gibi buda her zaman gelişebilir, daha iyisi daha güzeli olur. Ama hali hazırda faydasız, değersiz bir konu olsa bu kadar tartışılmaz zaten. O yüzden yapılan iş, verdiğiniz emek değerli.
Samimiyetimize güvenerek, akıl vermek için değil, sohbet amaçlı kendi fikirlerim yazdıklarım. Konunun farklı tarafı ve alternatif görüş olduğu için paylaşıyorum.
 
Son düzenleme:
Her ne kadar bu topa girmek istemesem de sektörün içinden olmayan insanların ısrarla göz ardı ettikleri bir realite var maalesef. Kahve dünya borsalarında işlem gören bir emtia. Tıpkı altın gibi, ham petrol gibi, gümüş gibi bir emtia. Pek çok kahve sever için canları çektiği zaman içtikleri bir içecek ama işin ticari kısmında maalesef realite farklı. Bunu insanlara anlatmaya çalıştığımda pek çoğu içindem "ya bir git abi altı üstü kahvecisin işte ne anlatıyorsun?" diyor. Tabi kibar olanlar bunu dışlarında dile getirmiyorlar ama haklı olarak insanların düşüncesi böyle oluyor. Oysa ki bizim realitemiz böyle olamıyor. Yukarıda bahsettiğiniz konuların çoğuna vakıf olduğumu düşünüyorum ve teoride pek çoğuna hak da veriyorum ama dediğim gibi sektörel bir gerçeği denkleme katmayınca kurduğunuz mantık sadece teoride doğru oluyor.

Belki yine komik bulunacak ama bir kuyumcu nasıl ki altın fiyatları artınca "dur ben daha geçen hafta gram altına 10 lira istemiştim. Bugün 12 istemek olmaz" diyemiyorsa, nasıl ham petrol fiyatları artmaya başlayınca benzin istasyonlarında her gün farklı bir fiyat görüyorsak kahvede de durum farklı değil. Tüketiciler olarak siz bunu bizim kadar derin hissetmiyorsunuz çünkü her gün ekonomi bültenlerinde insanların gözüne sokulan bir emtia değil ancak sonuçları açısında çok bir farklılık yok. 2024 başında kahve borsası 180 usd idi. Bugün 330 usd civarında. Kabaca %100'e yakın bir artış söz konusu. Yani geçen sene başı kilosu 10 dolara alınan bir yeşil çekirdeğin bu sene başı 18-19 dolar olması gerekiyor.

Buna bir de TL'nin değer kaybını eklersek tablo daha da ağırlaşıyor. Bakın bu hesap içinde kargo ücretleri, asgari ücretler, finansmana erişimdeki zorluk ve maliyet artışı vb ülkemize özel saçma sapan problemler de yok. Siz güzel güzel, medeni medeni yazdığınız için tüm samimiyetimle size durumu bir kez daha açıklamak istedim. Çok fazla kişi çok fazla şey yazdığı ve ciddi bir de bilgi kirliliği oluştuğu için hangisini kimin yazdığını net olarak hatırlayamıyorum ancak ısrar söylenen bir konu daha vardı. Zamanında alınmış kahve, stok kahve, böyle kahveleri yeni fiyattan satmak zorunda değil firmalar deniyordu ama maalesef o iş de öyle değil. İlk mesajımda da yazmıştım. Benim depomda kabaca 5 ton stok olduğunu düşünelim. Günlük ticaretimi yapıyorum, siparişleri işliyorum ve ay sonu geliyor. Kar zarar hesaplarken ben şunu yapmak zorundayım. Ay başında 5 ton kahvem ve şu kadar dolarım vardı. Bir ay geçti ve şimdi neyim var? Diyelim param azaldı ama 5 ton değil 5,5 ton kahvem var. Eğer toplam değeri geçen ayın başından fazlaysa tamam. Diyelim tam tersi oldu kahvem azaldı ama param arttı. Azalan kahvemi tamamlamam lazım. Eğer elimdeki parayla eksilen kahvelerimi aldıktan sonra geçen ay başındaki kadar param kalıyorsa yine sorun yok. Ancak benim kahvem azaldıysa ve topladığım para azalan kahvemi karşılamaya bile yetmiyorsa bu çok ciddi bir sorun. Çok ciddi bir sorun çünkü sürdürülebilir bir durum değil. Bu tabloyu gören firma yavaş yavaş batıyor demektir. İşini biraz bilen her kahveci kar zarar hesaplarken kahve miktarı üzerinden hesaplar. Çoğu firma para durumuna bakmaz bile. Benim ne kadar kahvem var diye hesap yapar tıpkı bir kuyumcu benim ne kadar altınım var diye hesap yapıyorsa. Şimdi bu anlattıklarım çoğu kahve severe çok saçma geliyor biliyorum. Ticaretle uğraşanlar belki biraz daha ne demek istediğimi anlıyorlardır.

Sizin kurmuş olduğunuz tüm matematiğin doğru olduğunu varsaysak dahi fiyatı her gün değişen, global borsası bulunan bir emtia söz konusu olduğunda işler çok değişiyor. X bir kahveyi dün başka fiyattan bugün başka fiyattan alıyorsunuz ve yarın kaçtan alacağınıza dair de en ufak bir fikriniz olmuyor. Bu arada keşke altın işi yapsaydım. Finansal okur yazarlıktan bahsettiğiniz için biraz detay vereyim. Altın, platin, gümüş vs ile ilgilensem en azından açar teknik analiz yaparım. RSI bakarım, Bollinger bantlarına bakarım, trend izlerim, destek direnç noktaları belirlerim. Az çok yön tayini yapar daha isabetli kararlar verebilirim. Maalesef konu kahve olunca bunlar da hiç bir işe yaramıyor :)
'Özet geç kanzi, kafa ütüleme' diyecekler için özet: 'İyiyiz, daha iyi olacağız inşallah reis'.

Şurada @S.Yavuz bey tarafından anlatılanlardan ve altına @CongoFather beyin yazdıklarından anladığım kadarıyla konu bir noktaya geldi ve ufaktan bir konsensüs noktası oluştu sanırım. Her ne kadar tamamen aynı fikirde olmasalar da iki tarafın da gösterdiği nezaket ve emek takdire şayan, her ikisine de teşekkür ederim şahsım adına. . Nadiren de olsa 'Müsademe-i efkardan barika-i hakikat doğuyor'. Binaenaleyh, bu mecrada @S.Yavuz beyin yöneticilik ve başka ticari meşguliyetlerine rağmen alçak gönüllü ve cesur (yenge hanımın baskısına rağmen topa gayet ustaca ve yumuşak bir giriş yapmış) yaklaşımını takdir etmemek elde değil.

Diğer yandan ilk bakışta kendisine karşı biraz önyargılı olsam da @kahveanalisti hocamın kendisiyle diyaloğumuzun olduğu süreçte sert eleştirileri bile göğsünde yumuşatarak gayet tahammülkar ve alicenap bir biçimde cevapladığına şahit oldum. İnsanları memnun etmek kolay değil, çekirdek ve kahve konusunda iştiyaklı ve heyecanlı bu kadar geniş bir topluluğa hiçbir şahsi çıkar ve menfaat olmadan hizmet etmek ise daha zor bir iş. Kendisine ayrıca medyun-i şükranız, var olsun. Kendi eksikliğimden bildiğim üzere insanoğlu eleştiride elini rahat alıştırıyor genelde ama teşekkürde biraz daha cimri. Belki bu yüzden biraz bunaldı, hakkıdır. Ancak bu hiçbirimizi daha muhabbetkar ve daha organize biçimde ileriye bakma konusunda bedbin eylemesin, hevesimizi kırmasın. İnşallah daha güzel ve ferahnak toplu alımlar yapacağımız günler ufuktadır.
 
Aynen güzel bir fikir alışverişi oldu kesinlikle @CongoFather @OkanT , @mfa ve @S.Yavuz yazdıklarına katılıyorum.Eleştirinin ve farklı fikirlerin her zaman geliştirici olduğunun farkındayım. Bu konuda kesinlikle elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Sizlerin fikirleri olmazsa zaten bu noktada olmazdık. Bende belki biraz patladım kırdıysam birini özür dilerim ama sanırım her zam olayında mücadele etmek yordu. İki tarafı dengede tutmak daha da yordu.

Benim tek dileğim bazen ya fazla mı uzattık diyip bazı arkadaşların kendiliğinden frenlemesi. Sadece bir dilek tabi kimseyi susturamayız. Belki bende empati kurmayı sevdiğim için ve kavgadan uzak kalmak istediğim için böyle bir dileğim var bu da belki doğal değil bilmiyorum. Neyse ama güzel bir beyin fırtınası oldu diyebiliriz. Bunlar üzerinden bize bir ders oldu ve bu sene önde götüren firmalara ay içinde zam yaparlarsa ve yapacaklarsa bunun hakkında bir önlem amaçlı kendi sayfalarında aynı Serkan bey'in paylaşımı gibi paylaşmasını isteyeceğiz. Böylece yanlış bir anlaşılmanın önüne daha erken geçilmiş olur.

Herkese iyi pazarlar ve bitişi tatlı kahveler diliyorum.
 
Memleketin ekonomisi bu hale geldikten sonra zam yapanı eleştirmek haksızlık oluyor. Kaldı ki Serkan bey firmasının mahremiyeti sayılabilecek giderlerini bile açıklamak zoruna kaldı. Dolayısıyla yıllarca doğru bildiğimiz "anlaştığımız fiyat bu değildi" diye savunanları da haklı buluyorum, zam yapanları da haksız göremiyorum. Bu çıkmazda kim haklı kim haksız gibi faydasız bir yorum yerine, gönlümü fetheden Calibre ve @OkanT 'ye 2 sebepten çok teşekkür etmek istiyorum. Birincisi biz bile umudumuzu kaybetmek üzereyken forumu ve toplu alımı desteklediği için. İkincisi ise;

Aralık ayından beri 5 kavurucunun fiyatlarını her gün kontrol ediyorum. Aralığın son ayına kadar hepsinin fiyatları sabit iken, Ocak itibariyle 3 kavurucu fiyatlarını güncelledi. Bu haftaya kadar geriye kalan 2 kavurucunun fiyatları halen aynı iken dün biri daha fiyatlarını güncelledi. Ve bu kavurucu forumda muhtemelen etik değerler ile alakalı en çok eleştirilen ve yerden yere vurulan bir kavurucu. Bugün itibariyle fiyatları hala aynı kalan Calibre her türlü desteği hak ediyor. Buradan yapacağım çıkarım Sezy'den almayacağım çünkü Calibre hak ediyor falan değil. Ama fiyatlarını Serkan beyin anlattığı bütün haklı sebeplere rağmen hala aynı tutabiliyorsa Okan bey taktiri hak ediyor diye düşünüyorum.
 
Toplu alım = deneyimlemek, yeni kahve test etme etkinliği
Toplu alım != firmanın zararına bize kahve dağıttığı, biz ve değerli damaklarımıza kahvelerini deneme fırsatı sağlamak.

Kullanıcılar olarak sadece ucuz yollu kahve almak isteniyorsa bu etkinlikte, o zaman bu yıl boyunca neredeyse bütün çekirdekleri başka firmalarda daha ucuza olan firmalar niye seçildi? Çünkü DENEMEK için.

Fakat organizasyon olarak yıllık fiyat artışının denk geleceği tarihler yaklaşık olarak belli iken, belki bu tarihlerin daha erken ya da daha geç açıklanması bir çözüm olabilir. Ki bence bu da o kadar makul değil çünkü kimse indirim oranlarını bilmiyor seçeceği firmanın. Çok isteyerek seçilen firmanın %10 indirim yapması da çok olası.

Ama burada asıl problemli olan: hakaret olmadığı sürece kimin kendini nasıl ifade ettiğine takılmak bir editörün, hatta site sahibinin çok da yapmaması gereken bir şey gibi. Kendinizi geliştirmenizi öneririm falan deniyor insanlara bunu da kişisel gelişim kitaplarıyla yapacakmışız.

Özet: toplu alım ucuz kahve demek değil, organizasyonel olarak eksiklikler firmaya ve katılımcıya yansımamalı. Editörlerin de "winwin" nasıl dersine yakın yaklaşımlarını da açıkçası berbat görüyorum.

Ben nispeten Sezy'den düzenli olarak alışverişimi yapıyorum, buradaki şeffaflıklarından dolayı tekrar alışverişimi yapacağım.
 
aylık alımlarda aslında ortak sorunları yaşıyoruz. katılımcıların (alıcı/tadımcı/kahve sever) çoğu belirli ve detaylı konuları her ay aynı şekilde soruyor. sürekli tekrar eden sorular var (haklı olarak). ancak satıcılar bu konuda ortak yolda ilerleyemiyor, hepsi aynı net & standart bilgiyi sağlayamıyorlar.
bu nedenle bir çalışma yapıp başlık açmıştım.

belirli bir standarda kavuşturursak zaman ve enerji kaybını büyük ölçüde önleriz.

daha net olarak;

 
Aylık alım anketlerinde yapılan yorumlar açık olduğu için ben de Excel'de işsizliğe giriştim ve tüm veriyi dinamik olarak çekip hangi firmanın adı kaç kere geçmiş listesi oluşturdum. Bu sayede seçilecek firmayı seçilmeden önce büyük bir oranla görebilirsiniz. Kasım ayına kadarki konularda aynı veriye bakınca en çok geçen firma hep kazanmış. Madem zaten oturup sayılabilen bir şey, oturup saymaya gerek kalmasın, herkes görsün kaç kere yazılmış.

Ayrıca aylık alım başlıklarında normalde sadece bir kere yazılması gerekiyor, fakat bu kural çok da umursanmıyor sanırım, onun için de ayrı bir sekme oluşturdum. HTML verisi üzerinden direkt çekiyorum, o yüzden bir miktar süre gerekiyor işlemesi için.

Tablo linki
1737969030305.png
 
Aylık alım anketlerinde yapılan yorumlar açık olduğu için ben de Excel'de işsizliğe giriştim ve tüm veriyi dinamik olarak çekip hangi firmanın adı kaç kere geçmiş listesi oluşturdum. Bu sayede seçilecek firmayı seçilmeden önce büyük bir oranla görebilirsiniz. Kasım ayına kadarki konularda aynı veriye bakınca en çok geçen firma hep kazanmış. Madem zaten oturup sayılabilen bir şey, oturup saymaya gerek kalmasın, herkes görsün kaç kere yazılmış.

Ayrıca aylık alım başlıklarında normalde sadece bir kere yazılması gerekiyor, fakat bu kural çok da umursanmıyor sanırım, onun için de ayrı bir sekme oluşturdum. HTML verisi üzerinden direkt çekiyorum, o yüzden bir miktar süre gerekiyor işlemesi için.

Tablo linki
Ekli dosyayı görüntüle 37258
Aylık alım başlığı üzerinde firmaların websitelerine doğrudan erişim sağlanabiliyordu önceden şu an bu yok. Onu da eklersek güzel olur.
 
'Kasım ayına kadarki konularda aynı veriye bakınca en çok geçen firma hep kazanmış.'
2 arkadaşım 'yorumlara bakarak zaten oy atmıyoruz, ya o seçilecek ya diğeri' derler hep de, istatiksel olarak da doğruymuş, emeğinize sağlık.
belki de önümüzdeki anketlerde yoruma kapatılarak denenebilir, forum nasıl bir reaksiyon verecek görmek adına.
Aylık alım anketlerinde yapılan yorumlar açık olduğu için ben de Excel'de işsizliğe giriştim ve tüm veriyi dinamik olarak çekip hangi firmanın adı kaç kere geçmiş listesi oluşturdum. Bu sayede seçilecek firmayı seçilmeden önce büyük bir oranla görebilirsiniz. Kasım ayına kadarki konularda aynı veriye bakınca en çok geçen firma hep kazanmış. Madem zaten oturup sayılabilen bir şey, oturup saymaya gerek kalmasın, herkes görsün kaç kere yazılmış.

Ayrıca aylık alım başlıklarında normalde sadece bir kere yazılması gerekiyor, fakat bu kural çok da umursanmıyor sanırım, onun için de ayrı bir sekme oluşturdum. HTML verisi üzerinden direkt çekiyorum, o yüzden bir miktar süre gerekiyor işlemesi için.

Tablo linki
Ekli dosyayı görüntüle 37258
 
Arkadaşlar daha önce kapatma eylemi denendi, zor bir şey değil tek tuşa basmak. Ancak bu sefer de kapatılmasına laf edildi. Kullanıcıların fikirleri tabii ki önemli ama dönemsel ruh haline göre de aç kapa yapamayız, oyuncak değil bu. Kapatsak bile mesela gruplarda insanların organize olarak oy kullandıklarını da biliyoruz, ona nasıl bir çözüm öneriyorsunuz? Ya da çözülmesi gereken bir şey mi bu diye sormak lazım. Devletin zorla prim kesmesi gibi her şeyi kökten yönlendirmek mi lazım? Ben biraz insanlar kendi kafalarını kullansınlar,her bir şeyden de etkilenmesinler isterim yani.
 
Son düzenleme:
Geri
Üst