Bunu aldığınız kahvelerin kavurum ve elinize ulaşma tarihlerine bakarak gözlemleyebilirsiniz aslında. Örneğin, kahveyi kavurum tarihinden 1 ay sonra aldıysanız artık pek bir gaz çıkışı olmayacaktır. Kahveyi çekirdek ya da öğütülmüş olarak almanız da durumu etkileyebilir. Ben kendi adıma bu gaz çıkışını ve valfli poşetlerin şiştiğini defalarca gözlemledim.
Bir de eğer taze kavrulmuş (1-2 günlük) çekirdek kahve alıp o gün ve bir iki hafta sonra öğüterek içmeyi denerseniz tadında çok ciddi bir fark olacaktır diye tahmin ediyorum. Elbette kavurum derecesi ve aldığınız çekirdeğin niteliği de önemli. Bir çok kahve ilk birkaç gün baskın bir bitter hatta kömürümsü tad verecektir. Çekirdekten aldığınız aromatik kokunun fincanda açılmadığını ve damağınıza yansımadığını görebilirsiniz. Zaman içerisinde bu aromalar damağınızda hissedilir hale gelecektir. Yalnız, tercih ettiğiniz kahveler İtalyan kavrumu ve robusta ağırlıklı karışımlarsa o kömür tadı hiç gitmeyebilir. Zaten yapısı itibariyle pek aromatik bir yanları kalmıyor.
Degassing süreleri çekirdek ve kavurum profiline göre değişiklik gösteriyor. Sezy coffee bazı çekirdekleri için 25 gün degassing süresi öneriyor (bazıları için 15) Genelde sirkülasyon yoğun olduğu için de dinlenmiş çekirdekleri pek bulunmuyor. O kahvelerden birini denerseniz büyük ihtimalle hem paketteki şişmeyi hem de zaman içindeki tadım farklılıklarını görebilirsiniz. Ya da Coffee Nutz elinde kavrulmuş çekirdek olsa da bir sonraki kavurum tarihi için sipariş alıyor. Bir sonraki kavrumu tercih edip, bu şekilde de taze kavrulmuş çekirdek ile dinlendikten sonraki durumları karşılaştırma imkanınız olacaktır. Şu an marka hatırlayamıyorum fakat, özellikle valfsiz paket tercih eden firmalar da var. Dolayısıyla, orada da paketi patlatacak kadar büyük bir gaz çıkışı olmuyor, fakat degassing devam ediyor.