• Mart Ayı Kahve Kulübü Toplu Alım Organizasyonu
    Sevgili Ziyaretçi Mart ayı Kahve Kulübü ortak alım firması sizlerin oyları ile Olwen Coffee seçildi. Bu konudan Mart ayı toplu alımı ile ilgili gelişmeleri öğrenebilirsin. Kahve Kulübü toplu alımı ve kulüp ile ilgili gelişmelerden, özel indirimlerden, yayınlardan hızlı bir şekilde haberdar olmak için buradan Whatsapp Kanalına katılmayı, Instagram ve Twitter adreslerinden bizi takip etmeyi unutmayın.
  • Telefon numaranızı paylaşmadan Kahve Kulübü duyurularından, güncel indirim ve kampanyalardan haberdar olmak istiyorsanız Bu Linke tıklayarak Kahve Kulübü Whatsapp Kanalını takip edebilirsiniz.

.

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan TtT
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Merhaba, öncelikle ben yazılım alanında çalışmaktayım ve kahve benim için bir hobi bu yüzden sektörün durumunu bilemem.

Ama kendi kariyerimde belki yüzden fazla mülakata girmiş biri olarak birkaç deneyimimi paylaşmak isterim.

İlk önce deneyim konusunda kendi alanımı kahveye uyarlarsak, "online presence (varlık)" oluşturmayı deneyebilirsiniz. Belki bu bir youtube kanalı olur bir blog olur. Kahve ile ilgili deneyimlerinizi ve bilgilerinizi paylaşabilirsiniz. Mülakatlarda deneyim olmamasına rağmen işe alınmak için iyi bir yöntem bu.

Bulunduğunuz konum, yaşınız, dini görüşünüz v.b bunlar yapacağınız işle alakalı olmayan bilgiler bu yüzden mülakat sürecinde bunu işverenin bilmesine gerek yok. Türkiyede bu tarz durumların yasa ile korunduğunu sanmıyorum ama en azından kaçınabilirsiniz. Cv'nize yazmayın sorarlarsa dolambaçlı cevap verin. Örneğin: "toplu taşıma ile her gün kolaylıkla gidip gelebileceğim bir uzaklıktayım" diyin.

Üzüntünüzü anlayabiliyorum ama yine de elinizdeki ile yaşamak zorundasınız durumunuzu iyileştirmek sonraki mülakatlarda başarılı olmak sizin elinizde. Şunu da unutmayın kaç tane mülakattan red yediğinizin bir önemi yok önemli olan sadece size de uygun olacak bir eş teklifini alabilmek. İsterseniz onlarca red alın sonunda bir tane uygun teklif diğer redleri anlamsız kılar.
 
Kariyerimizin başında malesef ülkemizde çok şansımız olmasa da mülakatların karşılıklı olduğunun bilincinde olmamız gerekiyor. İşveren sizi seçecek, siz de işvereni seçeceksiniz. Başvurularınıza geri dönüş yapmayan, siz ulaşmaya çalışıp geri dönüş beklediğinizde sizi önemsemeyen işverenlerle zaten sağlıklı bir çalışma hayatı sürdürebileceğinizi düşünmüyorum.

@kgnugur 'un görüşlerine katılıyorum. Ben de yazılım sektöründeyim ve bu durumlar sektör bağımsız yaşanıyor. Kendinizi geliştirmeye odaklanıp çalışmalarınızı ve başarılarınızı görünür kılmaya odaklanmanızı tavsiye ederim. Eğitimler, sertifikalar, baristalık hakkında kendinizi geliştirmeye çalışırken yaptıklarınızı olabildiğince görünür yapın. İstek ve gayretinizin önemsendiği, görüldüğü bir işveren veya kurum ile yolunuz mutlaka kesişecektir.
 
Son düzenleme:
Mete, merhabalar.

Aslında özelden yazacaktım ancak fikirlerimin almak isteyeceğin tepkilerden olmayacağı için tartışmak amaçlı herkese açık şekilde yazmak istedim. Biraz ben de içimi dökeyim senden ilgi çalmadan :) İsmim Ulaş, Gemi Makineleri İşletme Mühendisiyim. 19 yaşındayken lüks denebilecek bir Uzak Doğu Füzyon mutfağı odaklı restoranında Barboy olarak 6 aylık bir çalışma geçmişim oldu. Barboy olarak girmiştim ancak tek Barista olduğu için Barista/Barboy olarak çalışmaya başladım ilk haftamdan itibaren. Espresso'ya olan ilgim orada başladı diyebilirim. Zamanında sıfırına 300 lira verdiğim basit bir Delonghi 221.b Espresso makinesi ve öğütülmüş kahve ile başladığım ''HomeBarista''lık zamanla Molent g50, Wacaco Minipresso/Nanopresso/Picopresso, 1zpresso J-Max, Breville BES870'e evrilip şu anlık Lelit Bianca ve Eureka Mignon Single Dose ORO kullanımına kadar geldi. İmkanlarım el verirse duracak mıyım? Pek zannetmiyorum. Kullandığım ekipmanları yazma sebebim övünmek değil, yanlış anlaşılmak istemem. Sadece her seferinde ''imkanlarım el verdiğince'' üzerine koyarak kendi nezdimde ilerleme sağladığımı belirtmek amacıyla yazdım.

Yazdığın girdiden henüz genç olduğun çıkarımını yaptım. İstanbul'daki 3.nesil kahvecilere sıklıkla giderim ancak bugüne kadar gittiğim onlarca kahvecide kahveye olan ilgisini yansıtmayı bırak çalışmakta olduğu konum olan Baristalık meziyetlerini geliştirebildiğini düşündüğüm Barista sayısı çok az. Üçüncü nesil bir kafede çalışmanın kahve kültürünü arttırma, damak tadını geliştirme üzerine herhangi bir yardımı olacağını pek zannetmiyorum. Sadece ev imkanlarıyla pek sahip olamayacağını düşündüğüm 1-2 ekipman deneyebilir, Latte Art'ını geliştirebilir, bir de gün içinde içtiğin kahveleri bedavaya getirebilirsin. Hoş, en idealist üçüncü nesil kafede bile mevcut çekirdek çeşidi sayısının damak tadı geliştirme için yeterli olacağını pek zannetmiyorum.

Ben de 8-12 ay sonra üçüncü nesil kahve odaklı bir kafe açmak istiyorum. Şimdi kendini benim yerime koy: İkinci eline en az 200 bin Lira vereceğim espresso makinesini, toplam değerleri 150 bin liraya yaklaşacak olan en az 3 değirmeni, Filtre Kahve makinelerini, ısı ayarlı Kettle'larını, Espresso ekipmanlarını, soğuk dolabını,... Tecrübesiz bir çalışana emanet etmek ister miydin?

Sabahtan akşama plan değiştiriyorum, mevcut planımda 2 Barista ve 1 servis odaklı Barista ile çalışmak var. Birinci Barista sabah gelip akşam üstü çıkacak, ikinci Barista öğlen gelip geceye doğru kapanış yapacak. Çalışan haklarına olan saygımdan ötürü bu iki Baristanın haftalık 45 çalışma saatini geçmemesi gerektiğinden mevcut çizelgede haftada 2 gün izinli olmaları gerekecek. Servis odaklı dediğim üçüncü Barista ise öğlen gelip akşama kadar durarak haftanın altı günü çalışacak. Şimdi kendini tekrar benim yerime koy: Bu Baristaların tek başlarına olduğu anlar olacak (İlk Baristanın sabah tek başına hazırlıkları yapması, ikinci Baristanın akşam tek başına kapanışı yapması gibi bütün mekan sorumluluğunun tek kişide olduğu zamanlarda) tecrübeli eleman çalıştırma fırsatın varken tecrübesiz bir gence güvenip bu riski alır mıydın?

Belki gaddarca, şımarıkça bulacaksın görüşlerimi ancak Kadıköy başta olmak üzere İstanbul'un çoğu bölgesi kafe mezarlığı. Böyle bir ortamda tek vaadi kahveye hevesi olduğunu iddia eden bir genci denemek ne yazık ki bu devirde bu işe girmek gibi bir riski alan biri için ekstra risk demek. Üzülerek tekrar ediyorum ki bir kafede çalışmanın da bu hevesini tatmin edeceğine, seni nitelikli kahve konusunda geliştireceğine inanmadığım bir durumda bu risk katlanarak artıyor.

Öte yandan oturduğun muhite dil uzatmak kimsenin haddine değil. Biraz klişe gelecek belki ancak oturduğun muhiti hor gören terbiyesizin bütün ipleri tuttuğu bir ortamın bütün hevesini kıracağını düşündüğümü de belirtmek isterim.

Sana nacizane tavsiyem bu forumda talaşlı imalat ustası da var, Uçak Mühendisi de. İkisinin de bu sektörde kendini getirdiği yerler takdir edilesi ve forumun çoğu tarafından tanınıyorlar. Sen de başka bir iş kolunda çalışarak yine de damak tadını geliştirebilir, farklı ekipmanları alıp satarak deneyebilirsin.

Çok uzun zamandır forumda yazmıyordum. (Gemide çalıştığım için internet kısıtlı ve yavaş. Ayrıca gemide olduğum dönemlerde nitelikli kahveye erişimim de kısıtlı olduğu için ne yazık ki damağım da köreliyor,...) Eski yazılarımla bu yazımı kıyaslarsam aradan geçen zamanda çok karamsar, gaddar bir adama dönmüşüm gibi gözüküyor malesef. Üzücü... Yine de bütün bu yazıma rağmen bu sektörde Baristalık yaparak gelişebileceğine inanıyorsan umarım benden daha idealist birilerine denk gelirsin. Sevgiler :)
 
Bence genel problem Turkiye'de kahve dukkanlarinin nasil islediginde yatiyor. Su ana kadar deneyimledigim kadari ile hakkini vererek stabil bir espresso. latte . v60 cikartabilen kahve dukkani sayisi %1'den az. Mekana ve en son model makinelere harcadiklari parayi baristaya maalesef harcamiyorlar ve ortaya kisa vadede kar amacli kurulmus bir suru dukkan cikiyor. isini hakki ile yapan insanlarin uzun vadeli barista yetistirme misyonu herseyden once gelmeli ama bizim ulkede maalesef bu kural islemiyor.
 
Farklı bir sektörde iş veren olarak acı konuşacağım.2024 itibarıyla iç piyasada işler duracak ve asgari maaş maliyeti 30.000 tl leri bulacak.işsizliğinde had safhada olacağı bu ortamda kimse acemi birisine 30 bin vermez.muhtemelen 5+yıl tecrübesi olan barista maaşı ortalama 30-35 bin tl olacak.siz kesinlikle kurs, sertifika, ve ücretsiz barista tecrübesi kazanacağınız ortamlarda kendinizi geliştirmelisiniz.
Ek olarak iş verenlerin en büyük kabuslarından birisi vasıfsız elemanı eğitip 3-5 kuruş için farklı firmaya kaptırmak.kendini geliştirip işi öğrenen personellerin %90 ı yüksek maaşlı farklı firma arayışına girmekte.bu yüzden sizin ki gibi baristalık özelinde elini sallasan baristaya çarpacak ortamda hiçbir iş veren riske girmek istemez.bahsettiğiniz tecrübesi olup işe yine de girme olayı sadece personel sıkıntısı çekilen sektörlerde geçerli.
 
Son düzenleme:
Mete, merhabalar.

Aslında özelden yazacaktım ancak fikirlerimin almak isteyeceğin tepkilerden olmayacağı için tartışmak amaçlı herkese açık şekilde yazmak istedim. Biraz ben de içimi dökeyim senden ilgi çalmadan :) İsmim Ulaş, Gemi Makineleri İşletme Mühendisiyim. 19 yaşındayken lüks denebilecek bir Uzak Doğu Füzyon mutfağı odaklı restoranında Barboy olarak 6 aylık bir çalışma geçmişim oldu. Barboy olarak girmiştim ancak tek Barista olduğu için Barista/Barboy olarak çalışmaya başladım ilk haftamdan itibaren. Espresso'ya olan ilgim orada başladı diyebilirim. Zamanında sıfırına 300 lira verdiğim basit bir Delonghi 221.b Espresso makinesi ve öğütülmüş kahve ile başladığım ''HomeBarista''lık zamanla Molent g50, Wacaco Minipresso/Nanopresso/Picopresso, 1zpresso J-Max, Breville BES870'e evrilip şu anlık Lelit Bianca ve Eureka Mignon Single Dose ORO kullanımına kadar geldi. İmkanlarım el verirse duracak mıyım? Pek zannetmiyorum. Kullandığım ekipmanları yazma sebebim övünmek değil, yanlış anlaşılmak istemem. Sadece her seferinde ''imkanlarım el verdiğince'' üzerine koyarak kendi nezdimde ilerleme sağladığımı belirtmek amacıyla yazdım.

Yazdığın girdiden henüz genç olduğun çıkarımını yaptım. İstanbul'daki 3.nesil kahvecilere sıklıkla giderim ancak bugüne kadar gittiğim onlarca kahvecide kahveye olan ilgisini yansıtmayı bırak çalışmakta olduğu konum olan Baristalık meziyetlerini geliştirebildiğini düşündüğüm Barista sayısı çok az. Üçüncü nesil bir kafede çalışmanın kahve kültürünü arttırma, damak tadını geliştirme üzerine herhangi bir yardımı olacağını pek zannetmiyorum. Sadece ev imkanlarıyla pek sahip olamayacağını düşündüğüm 1-2 ekipman deneyebilir, Latte Art'ını geliştirebilir, bir de gün içinde içtiğin kahveleri bedavaya getirebilirsin. Hoş, en idealist üçüncü nesil kafede bile mevcut çekirdek çeşidi sayısının damak tadı geliştirme için yeterli olacağını pek zannetmiyorum.

Ben de 8-12 ay sonra üçüncü nesil kahve odaklı bir kafe açmak istiyorum. Şimdi kendini benim yerime koy: İkinci eline en az 200 bin Lira vereceğim espresso makinesini, toplam değerleri 150 bin liraya yaklaşacak olan en az 3 değirmeni, Filtre Kahve makinelerini, ısı ayarlı Kettle'larını, Espresso ekipmanlarını, soğuk dolabını,... Tecrübesiz bir çalışana emanet etmek ister miydin?

Sabahtan akşama plan değiştiriyorum, mevcut planımda 2 Barista ve 1 servis odaklı Barista ile çalışmak var. Birinci Barista sabah gelip akşam üstü çıkacak, ikinci Barista öğlen gelip geceye doğru kapanış yapacak. Çalışan haklarına olan saygımdan ötürü bu iki Baristanın haftalık 45 çalışma saatini geçmemesi gerektiğinden mevcut çizelgede haftada 2 gün izinli olmaları gerekecek. Servis odaklı dediğim üçüncü Barista ise öğlen gelip akşama kadar durarak haftanın altı günü çalışacak. Şimdi kendini tekrar benim yerime koy: Bu Baristaların tek başlarına olduğu anlar olacak (İlk Baristanın sabah tek başına hazırlıkları yapması, ikinci Baristanın akşam tek başına kapanışı yapması gibi bütün mekan sorumluluğunun tek kişide olduğu zamanlarda) tecrübeli eleman çalıştırma fırsatın varken tecrübesiz bir gence güvenip bu riski alır mıydın?

Belki gaddarca, şımarıkça bulacaksın görüşlerimi ancak Kadıköy başta olmak üzere İstanbul'un çoğu bölgesi kafe mezarlığı. Böyle bir ortamda tek vaadi kahveye hevesi olduğunu iddia eden bir genci denemek ne yazık ki bu devirde bu işe girmek gibi bir riski alan biri için ekstra risk demek. Üzülerek tekrar ediyorum ki bir kafede çalışmanın da bu hevesini tatmin edeceğine, seni nitelikli kahve konusunda geliştireceğine inanmadığım bir durumda bu risk katlanarak artıyor.

Öte yandan oturduğun muhite dil uzatmak kimsenin haddine değil. Biraz klişe gelecek belki ancak oturduğun muhiti hor gören terbiyesizin bütün ipleri tuttuğu bir ortamın bütün hevesini kıracağını düşündüğümü de belirtmek isterim.

Sana nacizane tavsiyem bu forumda talaşlı imalat ustası da var, Uçak Mühendisi de. İkisinin de bu sektörde kendini getirdiği yerler takdir edilesi ve forumun çoğu tarafından tanınıyorlar. Sen de başka bir iş kolunda çalışarak yine de damak tadını geliştirebilir, farklı ekipmanları alıp satarak deneyebilirsin.

Çok uzun zamandır forumda yazmıyordum. (Gemide çalıştığım için internet kısıtlı ve yavaş. Ayrıca gemide olduğum dönemlerde nitelikli kahveye erişimim de kısıtlı olduğu için ne yazık ki damağım da köreliyor,...) Eski yazılarımla bu yazımı kıyaslarsam aradan geçen zamanda çok karamsar, gaddar bir adama dönmüşüm gibi gözüküyor malesef. Üzücü... Yine de bütün bu yazıma rağmen bu sektörde Baristalık yaparak gelişebileceğine inanıyorsan umarım benden daha idealist birilerine denk gelirsin. Sevgiler :)
vov süper bir yazı olmuş.

@Metee size tavsiyem başka bir mesleğe yönelin. baristalık türkiye'de %99 ihtimalle geçici bir meslek olarak kalıyor. ayrıca tutkunuzu ve hobinizi mesleğe dönüştürmemenizi tavsiye ederim. umarım başarılı olursunuz.
 
Bence her zaman öncelik kendi mesleğin olmalı. Maalesef ülkemizde "barista" mesleği bir kariyer temsil etmiyor. Önüne getirdikleri senior junior sadece kelime olarak var emin ol. Gelişme tamamen çalışana bağlı oluyor.
Daha öncede vardı forumda benzer bir başlık kahve sektöründen emeklilik ile alakalı, orada da belirtmiştim ben daha hiç karşılaşmadım bu sektörden kariyer yapıp kariyerini o kurumda sonlandırmak isteyen ile.
Ve bu arada deneyimsiz ile deneyimlinin farkı genelde; deneyemsiz asgari+yemek ise deneyimli asgari+500 falan :)
 
Geri
Üst