Mete, merhabalar.
Aslında özelden yazacaktım ancak fikirlerimin almak isteyeceğin tepkilerden olmayacağı için tartışmak amaçlı herkese açık şekilde yazmak istedim. Biraz ben de içimi dökeyim senden ilgi çalmadan

İsmim Ulaş, Gemi Makineleri İşletme Mühendisiyim. 19 yaşındayken lüks denebilecek bir Uzak Doğu Füzyon mutfağı odaklı restoranında Barboy olarak 6 aylık bir çalışma geçmişim oldu. Barboy olarak girmiştim ancak tek Barista olduğu için Barista/Barboy olarak çalışmaya başladım ilk haftamdan itibaren. Espresso'ya olan ilgim orada başladı diyebilirim. Zamanında sıfırına 300 lira verdiğim basit bir Delonghi 221.b Espresso makinesi ve öğütülmüş kahve ile başladığım ''HomeBarista''lık zamanla Molent g50, Wacaco Minipresso/Nanopresso/Picopresso, 1zpresso J-Max, Breville BES870'e evrilip şu anlık Lelit Bianca ve Eureka Mignon Single Dose ORO kullanımına kadar geldi. İmkanlarım el verirse duracak mıyım? Pek zannetmiyorum. Kullandığım ekipmanları yazma sebebim övünmek değil, yanlış anlaşılmak istemem. Sadece her seferinde ''imkanlarım el verdiğince'' üzerine koyarak kendi nezdimde ilerleme sağladığımı belirtmek amacıyla yazdım.
Yazdığın girdiden henüz genç olduğun çıkarımını yaptım. İstanbul'daki 3.nesil kahvecilere sıklıkla giderim ancak bugüne kadar gittiğim onlarca kahvecide kahveye olan ilgisini yansıtmayı bırak çalışmakta olduğu konum olan Baristalık meziyetlerini geliştirebildiğini düşündüğüm Barista sayısı çok az. Üçüncü nesil bir kafede çalışmanın kahve kültürünü arttırma, damak tadını geliştirme üzerine herhangi bir yardımı olacağını pek zannetmiyorum. Sadece ev imkanlarıyla pek sahip olamayacağını düşündüğüm 1-2 ekipman deneyebilir, Latte Art'ını geliştirebilir, bir de gün içinde içtiğin kahveleri bedavaya getirebilirsin. Hoş, en idealist üçüncü nesil kafede bile mevcut çekirdek çeşidi sayısının damak tadı geliştirme için yeterli olacağını pek zannetmiyorum.
Ben de 8-12 ay sonra üçüncü nesil kahve odaklı bir kafe açmak istiyorum. Şimdi kendini benim yerime koy: İkinci eline en az 200 bin Lira vereceğim espresso makinesini, toplam değerleri 150 bin liraya yaklaşacak olan en az 3 değirmeni, Filtre Kahve makinelerini, ısı ayarlı Kettle'larını, Espresso ekipmanlarını, soğuk dolabını,... Tecrübesiz bir çalışana emanet etmek ister miydin?
Sabahtan akşama plan değiştiriyorum, mevcut planımda 2 Barista ve 1 servis odaklı Barista ile çalışmak var. Birinci Barista sabah gelip akşam üstü çıkacak, ikinci Barista öğlen gelip geceye doğru kapanış yapacak. Çalışan haklarına olan saygımdan ötürü bu iki Baristanın haftalık 45 çalışma saatini geçmemesi gerektiğinden mevcut çizelgede haftada 2 gün izinli olmaları gerekecek. Servis odaklı dediğim üçüncü Barista ise öğlen gelip akşama kadar durarak haftanın altı günü çalışacak. Şimdi kendini tekrar benim yerime koy: Bu Baristaların tek başlarına olduğu anlar olacak (İlk Baristanın sabah tek başına hazırlıkları yapması, ikinci Baristanın akşam tek başına kapanışı yapması gibi bütün mekan sorumluluğunun tek kişide olduğu zamanlarda) tecrübeli eleman çalıştırma fırsatın varken tecrübesiz bir gence güvenip bu riski alır mıydın?
Belki gaddarca, şımarıkça bulacaksın görüşlerimi ancak Kadıköy başta olmak üzere İstanbul'un çoğu bölgesi kafe mezarlığı. Böyle bir ortamda tek vaadi kahveye hevesi olduğunu iddia eden bir genci denemek ne yazık ki bu devirde bu işe girmek gibi bir riski alan biri için ekstra risk demek. Üzülerek tekrar ediyorum ki bir kafede çalışmanın da bu hevesini tatmin edeceğine, seni nitelikli kahve konusunda geliştireceğine inanmadığım bir durumda bu risk katlanarak artıyor.
Öte yandan oturduğun muhite dil uzatmak kimsenin haddine değil. Biraz klişe gelecek belki ancak oturduğun muhiti hor gören terbiyesizin bütün ipleri tuttuğu bir ortamın bütün hevesini kıracağını düşündüğümü de belirtmek isterim.
Sana nacizane tavsiyem bu forumda talaşlı imalat ustası da var, Uçak Mühendisi de. İkisinin de bu sektörde kendini getirdiği yerler takdir edilesi ve forumun çoğu tarafından tanınıyorlar. Sen de başka bir iş kolunda çalışarak yine de damak tadını geliştirebilir, farklı ekipmanları alıp satarak deneyebilirsin.
Çok uzun zamandır forumda yazmıyordum. (Gemide çalıştığım için internet kısıtlı ve yavaş. Ayrıca gemide olduğum dönemlerde nitelikli kahveye erişimim de kısıtlı olduğu için ne yazık ki damağım da köreliyor,...) Eski yazılarımla bu yazımı kıyaslarsam aradan geçen zamanda çok karamsar, gaddar bir adama dönmüşüm gibi gözüküyor malesef. Üzücü... Yine de bütün bu yazıma rağmen bu sektörde Baristalık yaparak gelişebileceğine inanıyorsan umarım benden daha idealist birilerine denk gelirsin. Sevgiler